Sevgiyi düşündüğümüzde aklımıza hep büyük şeyler gelir. Çiçek demetleri, kucaklaşmalar, sıcak sözler... Ama bazen sevgi, sabah erken saatte kapının önüne sessizce bırakılan bir mama kabıdır. Kimsenin görmediği, alkış beklemeyen, karşılık aramayan bir harekettir.
Her gün binlerce insan, işe giderken, okula giderken, hayatlarının koşuşturmacasında sokaktaki hayvanların yanından geçer. Çoğu görmez, bazıları görür ama bakmaz, bir kısmı bakar ama bir şey yapmaz. Ama bazıları, o sabah kahvesinden feragat eder, biraz daha erken kalkar, yolunu değiştirir. Çünkü bilir ki, orada bekleyen gözler var.
Bir mama kabı koymak, dünyayı değiştirmez belki. Ama o mama kabının başında bekleyen hayvan için dünya, o kabın içindekidir. Aç karnına rağmen sabırla bekleyen, insanlara hala güvenen, her adım sesinde umutla başını kaldıran o cana göre sevgi, tam da budur işte.
Kimse bilmez o mama kabını koyanı. Mahalle muhtarı değildir belki, belediye başkanı hiç değil. Belki emekli bir teyze, belki üniversiteye giden bir genç, belki sabah nöbetine giden bir hemşire. Kim olduğu önemli değil. Önemli olan, görmesi, umursaması, hareket etmesi.
Bazıları der ki "devlet baksın bu hayvanlara". Haklıdırlar belki, ama o hayvan şu an açtır. Şu an üşümektedir. Devlet gelene kadar, sistem düzelene kadar, yasalar çıkana kadar... O hayvan bekleyemez. Sevgi, yarın değil bugündür. Erteleyemezsiniz.
Ve o mama kabının etrafında bir şey oluşur zamanla. Önce bir komşu görür, sonra o da bir şeyler koyar. Derken çocuklar öğrenir hayvanlara bakmayı. Mahalle alışır, sahiplenir. Bir mama kabı, bir kültür değişimine dönüşür sessizce. Çünkü merhamet bulaşıcıdır, tıpkı kayıtsızlık gibi.
Sosyal medyada paylaşılmaz bu hikayeler. Beğeni kazanmaz, viral olmaz. Ama gerçek sevgi zaten öyle değil midir? Gösteriş için değil, içten geldiği için yapılan. Fotoğraf çekilmeyen, kamera arkasında kalmayan, sadece bir vicdan rahatlığı ve bir hayvanın tok karnı olan eylemler.
Bazen düşünürüm, yüz yıl sonra bu şehirlerden geriye ne kalacak diye. Binalar yıkılacak, isimler unutulacak. Ama belki bir sokak köpeğinin torunları, hala o köşede olacak. Ve belki o köşede, hala bir mama kabı olacak. İsmini bilmediğimiz, tanımadığımız, ama ruhunda sevgi taşıyan birinin bıraktığı.
Sevgi bazen büyük projelerdir, bazen kampanyalardır, bazen kanunlardır. Ama çoğu zaman, sevgi sabah karanlığında sokağa çıkan, cebindeki son parayı mama almak için harcayan, kimsenin alkışlamadığı bir insanın yaptığı küçük bir harekettir. Sevgi bazen, bir mama kabıdır işte. Sade, sessiz, ama bir hayat için her şey.