Hayvan severler arasında yaygın bir inanış vardır: Sokaktan sahiplenilen hayvanlar, petshoptan alınanlara göre daha sadıktır. Bu romantik düşünce, kurtarılan hayvanların minnettarlık duyduğu ve bu nedenle daha bağlı olduğu fikrine dayanır. Peki bilim bu konuda ne söylüyor?
Öncelikle şunu belirtmek gerekir: Minnettarlık, insani bir duygudur ve hayvanların bu kavramı bizim anladığımız şekliyle deneyimlediklerine dair bilimsel kanıt yoktur. Hayvanlar geçmiş deneyimlerini hatırlayıp "bu insan beni kurtardı, ona minnettar olmalıyım" şeklinde düşünmezler. Ancak bu, sokaktan sahiplenilen hayvanların güçlü bağlar kuramayacağı anlamına gelmez.
Hayvan davranışı araştırmaları, bağlanmanın temel faktörlerinin güven, tutarlılık ve pozitif pekiştirme olduğunu gösterir. Sokaktan sahiplenilen bir hayvan, düzenli yemek, güvenli barınak ve sevgi gördüğünde, beyninde güçlü pozitif ilişkilendirmeler oluşur. Bu hayvan için siz, hayatta kalmanın ve refahın kaynağısınız. Bu da gerçekten çok güçlü bir bağ yaratır.
Sokak deneyimi yaşamış hayvanların davranış özellikleri genellikle farklıdır. Yaşamlarının bir döneminde açlık, tehlike ve belirsizlik yaşamış olan bu hayvanlar, güvenli bir ev ortamına geldiklerinde genellikle daha takdir edici, daha sakin ve daha az talepkar olabilirler. Ancak bu her hayvan için geçerli değildir; bazıları travmatik deneyimler nedeniyle davranış problemleri yaşayabilir.
Öte yandan, petshoptan veya üreticiden alınan hayvanlar da en az sokaktan sahiplenilenler kadar sadık ve sevgi dolu olabilirler. Sadakat, hayvanın nereden geldiğiyle değil, sahiplenildikten sonra nasıl bir ilişki kurulduğuyla ilgilidir. İyi sosyalleştirilmiş, sevgiyle büyütülmüş bir yavru, güçlü bir bağ kurma kapasitesine sahiptir.
Araştırmalar, bağlanma kalitesini etkileyen faktörlerin şunlar olduğunu gösterir: birlikte geçirilen kaliteli zaman, tutarlı bakım rutinleri, pozitif eğitim yöntemleri, hayvanın fiziksel ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanması. Bu faktörlerin hepsi, hayvanın kökeninden bağımsız olarak işler.
Sokaktan sahiplenmede önemli bir nokta vardır: bu hayvanlar genellikle yetişkindir ve karakterleri bellidir. Bir yavru aldığınızda büyüdüğünde nasıl olacağını tam olarak bilemezsiniz, ancak yetişkin bir hayvan sahiplendiğinizde enerji seviyesini, temperamentini ve temel davranışlarını önceden görebilirsiniz. Bu, bazı sahipler için büyük bir avantajdır.
Bununla birlikte, sokak hayvanları sahiplenirken dikkatli olmak gerekir. Veteriner kontrolü mutlaka yapılmalı, aşı ve parazit tedavileri tamamlanmalı, davranış problemleri varsa profesyonel destek alınmalıdır. Bazı sokak hayvanları, geçmiş travmaları nedeniyle özel ilgi ve sabır gerektirebilir. Bu süreçte acele etmemek ve hayvana uyum için zaman tanımak kritik önem taşır.
Sonuç olarak, "sokak hayvanları daha sadıktır" ifadesi bilimsel olarak doğrulanamaz bir genellemedir. Her hayvan bireydir ve bağlanma kapasitesi, geçmişinden ziyade mevcut yaşam koşullarıyla şekillenir. Önemli olan, hayvanın nereden geldiği değil, ona nasıl bir yuva sunduğunuzdur. Sokaktan sahiplenmek insani ve etik bir tercihtir, ancak bu hayvanların otomatik olarak daha sadık olacağı beklentisiyle değil, bir cana yuva verme bilinciyle yapılmalıdır. Her hayvan, kökenine bakılmaksızın, sevgi ve özenle büyütüldüğünde muhteşem bir aile üyesi olabilir.