Gazze Şeridi’nde uzun süredir devam eden saldırıların ardından ağır psikolojik travmalar yaşayan çocuklar için kurulan özel bir çadır rehabilitasyon merkezi, umut veren görüntülere sahne oluyor. Nusayrat Mülteci Kampı’nda oluşturulan merkezde çocuklar, kuşlar, kaplumbağalar, köpekler ve kirpilerle vakit geçirerek savaşın bıraktığı derin izleri hafifletmeye çalışıyor.
Beyaz bir çadır içerisinde kurulan bu alan, zamanla yalnızca bir oyun noktası değil, çocukların yeniden sosyalleştiği, korkularıyla yüzleştiği ve neşelerini geri kazandığı bir iyileşme merkezine dönüştü. Çocuklar burada şarkılar söylüyor, resimler çiziyor, grup etkinliklerine katılıyor ve hayvanlarla birebir temas kuruyor.
Projede görev alan gönüllüler, başlangıçta çocukların merkeze yaklaşmakta zorlandığını ancak zamanla hayvanların güven verici etkisi sayesinde alanı benimsediklerini belirtiyor. Özellikle içine kapanan, öfke nöbetleri yaşayan ve iletişim kurmakta zorlanan çocuklarda gözle görülür değişimler yaşandığı ifade ediliyor.
Uzmanlara göre hayvanlarla kurulan bağ, çocukların duygularını ifade etmelerini kolaylaştırıyor. Bir kuşun bakımını üstlenmek, bir köpeği beslemek ya da kaplumbağayı izlemek gibi basit görünen etkinlikler; dikkat toplama, sorumluluk alma ve empati becerilerinin gelişmesine katkı sağlıyor.
Merkezde görev alan gönüllüler, savaşın ilk dönemlerinde birçok çocuğun yoğun korku, uykusuzluk, öfke ve saldırgan davranışlar sergilediğini aktarıyor. Düzenli olarak merkeze gelen çocukların ise zamanla daha sakin, uyumlu ve sosyal hale geldiği belirtiliyor.
Aileler de çocuklarındaki değişimi fark ettiklerini söylüyor. Daha önce içine kapanan, kardeşleriyle kavga eden veya sürekli huzursuz olan çocukların artık merkeze gitmek için heyecanlandığı, oyunlara katıldığı ve ev içinde daha dengeli davranmaya başladığı ifade ediliyor.
Hayvan destekli rehabilitasyon uygulamalarının dünyada travma yaşayan çocuklar üzerinde olumlu sonuçlar verdiği bilinirken, Gazze’deki bu küçük çadır merkezi de zorlu şartlar altında umut veren örneklerden biri olarak öne çıkıyor.
Tüm yıkımın ortasında çocukların bir kuşa dokunurken gülümsemesi, bir köpekle oynarken kahkaha atması ya da resim yaparken hayal kurması; savaşın gölgesinde bile iyileşmenin mümkün olduğunu gösteriyor.