Gıda satışı ve servisi yapılan işletmelerde evcil hayvanların bulunmasına yönelik tartışma yeni bir boyut kazandı. Köfteci Yusuf'un şubelerinde uygulamaya başladığı evcil hayvan giriş yasağının ardından Macrocenter da mağazalarına kedi ve köpek girişine izin verilmeyeceğini duyurdu. Peş peşe gelen kararların ardından gözler, gıda işletmelerinde hayvan girişine ilişkin daha kapsamlı kurallar getirebileceği belirtilen yeni düzenlemeye çevrildi.
Uygulamanın temel gerekçesini ise gıda güvenliği ve işletmelerde hijyen standartlarının korunması oluşturuyor. Market, restoran ve kafeler gibi doğrudan gıda satışı veya servisi gerçekleştirilen işletmelerde çevresel etkenlerin mümkün olduğunca kontrol altında tutulması amaçlanıyor.
Köfteci Yusuf'un ardından Macrocenter da uygulamaya geçti
Bursa merkezli Köfteci Yusuf'un evcil hayvanların işletmelere girişini sınırlandıran uygulamasının ardından benzer bir adım Macrocenter tarafından atıldı. Bursa dahil Türkiye'nin farklı noktalarında şubeleri bulunan market zincirinde, kedi ve köpeklerin mağazalara alınmayacağına ilişkin bilgilendirme yazıları girişlere yerleştirildi.
Macrocenter'ın müşterilerine yönelik bilgilendirmesinde, uygulamanın 5996 Sayılı Kanun ve Gıda Hijyeni Yönetmeliği kapsamında gerçekleştirildiği ifade edildi. Şirket, evcil hayvanlara yönelik olumlu yaklaşımını vurgulamakla birlikte mevcut hijyen kuralları nedeniyle mağazalara hayvan girişine izin verilmediğini müşterilerine bildirdi.
Böylece özellikle evcil hayvan sahiplerinin günlük yaşamında sık kullandığı market ve benzeri işletmelerde hayvan girişine ilişkin uygulamalar yeniden gündeme geldi. Alınan kararların başka işletmelere de yayılıp yayılmayacağı ise merak konusu oldu.
Gıda işletmelerinde neden hayvan girişine sınırlama getiriliyor?
Marketler, restoranlar ve kafeler, tüketicilere sunulacak gıdaların hazırlandığı, saklandığı, sergilendiği veya servis edildiği alanlar olması nedeniyle sıkı hijyen kurallarının uygulandığı işletmeler arasında bulunuyor.
Evcil hayvanların dış ortamla sürekli temas halinde olması, patileri veya tüyleri aracılığıyla dışarıdaki çeşitli maddelerin işletme içerisine taşınabilmesi ihtimalini beraberinde getiriyor. Özellikle açıkta satılan veya servis edilen gıdaların bulunduğu alanlarda çevresel faktörlerin azaltılması, gıda güvenliği açısından önem taşıyor.
Bunun yanında kedi ve köpeklerin tüy dökebilmesi, zemin ve ortak kullanım alanlarıyla temas etmesi veya müşterilerin yoğun biçimde kullandığı bölümlerde bulunması işletmelerin hijyen kontrolünü daha karmaşık hale getirebiliyor.
Buradaki temel yaklaşım, hayvanların doğrudan "temiz" ya da "kirli" olarak değerlendirilmesinden ziyade gıdanın bulunduğu ortamda işletmenin kontrolü dışındaki unsurların mümkün olduğunca azaltılması üzerine kuruluyor.
Tüy ve dış ortamdan taşınabilecek unsurlar gündemde
Özellikle marketlerde yalnızca paketli ürünler bulunmuyor. Meyve ve sebzelerden fırın ürünlerine kadar farklı gıda grupları bazı işletmelerde açık veya yarı açık biçimde tüketiciye sunulabiliyor. Restoran ve kafelerde ise hazırlanan yiyecekler doğrudan müşterilere servis ediliyor.
Bu nedenle evcil hayvanların tüylerinin veya dışarıdan patilerine ve vücutlarına bulaşabilecek maddelerin gıdaların bulunduğu ortama taşınması, işletmeler açısından kontrol edilmesi gereken unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Alışveriş sepetleri, zeminler, masa ve sandalyeler gibi müşteriler tarafından yoğun kullanılan ortak alanlar da hijyen zincirinin bir parçasını oluşturuyor. Hayvan girişinin sınırlandırılmasıyla işletmelerin bu alanlardaki hijyen koşullarını daha öngörülebilir şekilde yönetebilmesi amaçlanıyor.
Gıda güvenliğinde yalnızca ürün değil ortam da önemli
Gıda hijyeninin yalnızca tüketilecek ürünün temizliğiyle sınırlı olmadığına dikkat çekiliyor. Gıdanın üretildiği veya sunulduğu ortamdan kullanılan ekipmanlara, personel hijyeninden depolama koşullarına kadar çok sayıda unsur gıda güvenliği zincirinin içerisinde değerlendiriliyor.
Türkiye'deki gıda işletmelerinin faaliyetlerinde de 5996 Sayılı Kanun ile gıda hijyenine ilişkin mevzuat hükümleri önemli bir çerçeve oluşturuyor. İşletmelerin faaliyetlerini yürütürken ürün güvenliğinin yanı sıra fiziksel ortamı da hijyen açısından kontrol altında tutması gerekiyor.
Bu açıdan değerlendirildiğinde evcil hayvan girişinin sınırlandırılması, gıda işletmelerinde oluşabilecek risklerin ortaya çıktıktan sonra giderilmesi yerine kaynağında azaltılmasına yönelik önleyici bir uygulama olarak değerlendiriliyor.
Yeni düzenleme Türkiye genelini kapsayabilir
Köfteci Yusuf ve Macrocenter gibi büyük işletmelerin aldığı kararların ardından asıl dikkat çeken gelişme ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlandığı belirtilen yeni düzenleme oldu.
Söz konusu taslağın TBMM gündemine gelmesinin beklendiği ve düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde uygulamanın yalnızca belirli şirketlerin kendi kararlarıyla sınırlı kalmayabileceği belirtiliyor.
Taslak düzenlemeyle gıda satışı veya hizmeti gerçekleştirilen kafe, restoran ve market gibi işletmelerin hem kapalı hem de açık alanlarına evcil hayvan girişinin Türkiye genelinde yasaklanmasının hedeflendiği aktarılıyor.
Böyle bir düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde uygulama özellikle evcil hayvanıyla sosyal alanlara çıkan vatandaşları doğrudan ilgilendirecek. Restoran ve kafelerin yalnızca kapalı bölümlerinin değil, açık alanlarının da kapsama alınması durumunda işletmelerin mevcut uygulamalarında önemli değişiklikler yapılması gerekebilecek.
Gözler yeni düzenlemenin ayrıntılarında
Şirketlerin kendi şubelerinde aldığı kararlarla başlayan süreç, hazırlanmakta olduğu belirtilen mevzuat değişikliği nedeniyle Türkiye genelinde uygulanabilecek daha kapsamlı bir sisteme dönüşebilir.
Yeni düzenlemenin kapsamı, istisnaların bulunup bulunmayacağı ve işletmelere hangi yükümlülüklerin getirileceği ise düzenlemenin nihai haliyle netleşecek.
Köfteci Yusuf ve Macrocenter'ın uygulamalarıyla yeniden gündeme gelen evcil hayvan giriş yasağı, önümüzdeki dönemde Türkiye'deki market, restoran ve kafeleri ilgilendiren önemli başlıklardan biri olmaya aday. Düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde evcil hayvan sahiplerinin de gıda satışı ve servisi yapılan işletmeleri kullanırken yeni kurallara göre hareket etmesi gerekecek.