Türkiye’de Hayvan Barınakları İçin Yeni Düzenleme Çağrısı: Denetim ve Şeffaflık Standartları Gündemde

Türkiye’de yaklaşık 270 belediye barınağı ve 90 bine yakın kapasite bulunurken, sahipsiz hayvan sayısının milyonlarla ifade edilmesi denetim tartışmalarını gündeme taşıdı. Uzmanlar, barınak açma ve bağış toplama süreçlerinin standartlara bağlanması gerektiğini belirtiyor.

Ece Tunçer Ece Tunçer
24 Şubat 2026 • Hayvan Hakları, Hayvansever, Sokak Hayvanları
Türkiye’de Hayvan Barınakları İçin Yeni Düzenleme Çağrısı: Denetim ve Şeffaflık Standartları Gündemde
Yazı Boyutunu Büyült Yazı Boyutunu Küçült

Türkiye’de sahipsiz hayvanların korunmasına yönelik yürütülen çalışmalar ve barınak sistemi yeniden kamuoyunun gündeminde. Belediyelere ait hayvan bakımevlerinin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşları (STK) ve gönüllü oluşumlar da sahada faaliyet gösteriyor. Ancak mevcut tablo, denetim ve standartlaşma ihtiyacını bir kez daha ortaya koyuyor.

Türkiye genelinde 1.100’ün üzerinde belediye bulunmasına rağmen yaklaşık 270 civarında belediyeye ait hayvan bakımevi aktif olarak hizmet veriyor. Belediyelerin bildirdiği kapasite verileri dikkate alındığında bu tesislerin toplam kapasitesinin yaklaşık 85 ila 90 bin hayvan seviyesinde olduğu ifade ediliyor.

Buna karşın sahipsiz hayvan sayısına ilişkin tahminler milyonlarla ifade ediliyor. Çeşitli kamu açıklamaları ve akademik değerlendirmelerde sokak köpeği sayısının birkaç milyon seviyesinde olduğu, sokak kedilerinin ise özellikle büyükşehirlerde yüz binlerle ifade edildiği belirtiliyor. Bu durum, mevcut barınak kapasitesi ile sahadaki hayvan sayısı arasında önemli bir fark bulunduğunu gösteriyor.

Standart ve Denetim İhtiyacı

Barınak işletmeciliği; veteriner hekim hizmeti, hijyen koşulları, kısırlaştırma programları, kayıt ve sahiplendirme süreçleri gibi teknik ve idari sorumlulukları beraberinde getiriyor. Belediyelere ait bakımevleri ilgili mevzuat kapsamında denetime tabi tutulurken, STK ve gönüllü girişimlerin uygulamalarında zaman zaman farklılıklar yaşanabildiği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri ve hukukçular, barınak açma ve bağış toplama süreçlerinin daha net kriterlere bağlanması gerektiğini ifade ediyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen bağış kampanyalarının şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde denetlenmesi gerektiği vurgulanıyor.

Mevzuat çerçevesinde koordinasyonun Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bilinirken, uygulamada standartların ülke genelinde eşit şekilde hayata geçirilmesi yönünde beklentiler bulunuyor.

Öne Çıkan Düzenleme Önerileri

Uzman görüşleri doğrultusunda gündeme getirilen başlıca öneriler şu şekilde sıralanıyor:

  • Barınak açmak isteyen STK’lar için zorunlu ruhsat ve teknik yeterlilik kriterleri

  • Toplanan bağışlara ilişkin düzenli ve kamuya açık mali raporlama sistemi

  • Belediyeler ve ilgili kamu kurumları tarafından periyodik ve bağımsız denetim mekanizması

  • Barınaklar için asgari fiziki şartlar ve veteriner hizmet standartlarının netleştirilmesi

  • Hayvan giriş-çıkış, tedavi ve sahiplendirme süreçleri için zorunlu dijital kayıt sistemi

Uzmanlara göre bu düzenlemeler, hem hayvan refahını güçlendirecek hem de bağış yapan vatandaşların güvenini artıracaktır.

Kamu Güveni ve Hayvan Refahı Öncelikli Olmalı

Mevcut kapasite ile sahipsiz hayvan sayısı arasındaki fark dikkate alındığında, sistemin planlı ve sürdürülebilir bir çerçevede yürütülmesi gerektiği değerlendiriliyor. Yetersiz koşullarda faaliyet gösteren, kapasitesinin üzerinde hayvan barındıran ya da mali şeffaflık sunmayan yapıların hem hayvan sağlığı hem de kamu güveni açısından risk oluşturabileceği belirtiliyor.

Kamuoyunda dile getirilen ortak görüş, barınak açma ve bağış toplama süreçlerinin belirli standartlara bağlanması gerektiği yönünde. Yetkililerin önümüzdeki dönemde denetim mekanizmalarını güçlendirecek adımlar atıp atmayacağı ise yakından takip ediliyor.

Ece Tunçer

Ece Tunçer

Editör