Birçok hayvan sahibi parazit uygulamalarını “yazın yapılır” gibi mevsimlik bir konu sanıyor. Oysa pire, kene ve iç parazitler yalnızca sıcak havalarda değil, yılın büyük bölümünde risk oluşturur. Üstelik bu canlılar sadece kaşıntı yapmaz; ciddi hastalıkların taşıyıcısı olabilir.
Dış parazitler denince akla ilk olarak pire ve kene gelir. Pireler kısa sürede çoğalır, hayvanda huzursuzluk ve deri problemleri yaratır. Keneler ise çok daha tehlikelidir çünkü bazı türleri kan yoluyla bulaşan hastalıkları taşıyabilir. Özellikle doğa yürüyüşü yapan, bahçeye çıkan hayvanlarda kene riski göz ardı edilmemelidir.
İç parazitler ise daha sinsi ilerler. Bağırsak solucanları, tenya gibi parazitler dışarıdan hemen fark edilmez ama zamanla kilo kaybı, iştahsızlık, kusma ve halsizlik gibi sorunlara yol açabilir. Yavru hayvanlarda iç parazitler büyüme geriliğine kadar gidebilir. Belirti beklemek, çoğu zaman geç kalmak anlamına gelir.
Parazit korumasının bir diğer önemli yönü de insan sağlığıdır. Bazı parazit türleri hayvandan insana bulaşabilir. Özellikle çocuklu evlerde bu konu daha da hassastır. Düzenli koruma, sadece patili dostunuzu değil, evin içindeki herkesi koruyan bir önlemdir.
Koruma yöntemleri arasında damlalar, ağızdan tabletler ve tasma gibi seçenekler bulunur. Hangi yöntemin uygun olacağı hayvanın yaşına, kilosuna ve yaşam tarzına göre değişir. Bu yüzden rastgele ürün seçmek yerine veteriner önerisiyle hareket etmek gerekir. Doğru ürün + doğru aralık korumanın temelidir.
Parazit uygulamalarını aksatmak, çoğu zaman “bir şey olmaz” diye başlar ama sonuçları pahalı ve yorucu olabilir. Tedavi süreci hem hayvan için streslidir hem de ev ortamında yeniden bulaşma riski yaratır. Koruma ise çok daha kolay ve güvenlidir.
Unutulmamalıdır ki parazitler küçük görünür ama etkileri büyük olabilir. Düzenli takip edilen bir parazit programı, evcil hayvanların daha sağlıklı, daha konforlu ve daha güvenli bir yaşam sürmesini sağlar. Koruma, ihmal edilecek bir detay değil, temel bir sağlık rutinidir.