Bazı ticari kedi ve köpek mamalarında kalıcı kimyasallar bulundu
Bilimsel araştırmalar, ticari olarak satılan bazı kedi ve köpek mamalarında “PFAS” olarak bilinen per- ve polifloroalkil maddelerin tespit edildiğini ortaya koydu. Uzmanlar, doğada son derece zor parçalanan bu kimyasalların hem insanlarda hem de hayvanlarda uzun vadeli sağlık riskleri oluşturabileceğine dikkat çekiyor.
PFAS grubu maddeler, suya ve yağa dayanıklı özellikleri nedeniyle yıllardır endüstriyel üretimde ve ambalaj sektöründe kullanılıyor. Ancak çevrede ve canlı dokularda birikebilme özellikleri nedeniyle “sonsuz kimyasallar” olarak adlandırılıyor.
100 farklı mama üzerinde analiz yapıldı
Japonya’da yürütülen kapsamlı bir araştırmada, 100 farklı ticari evcil hayvan maması örneği incelendi. Analizlerde özellikle PFOS, PFUnDA ve PFTrDA gibi PFAS bileşiklerinin birçok üründe yaygın şekilde bulunduğu tespit edildi.
Araştırmaya göre balık bazlı mamalarda bu kimyasalların daha yüksek seviyelerde görülmesi dikkat çekti. Uzmanlar, bunun deniz ekosistemindeki kirlenmeyle bağlantılı olabileceğini değerlendiriyor.
Kimyasallar gıdaya nasıl geçiyor?
PFAS maddeleri gıdalara farklı yollarla karışabiliyor. Uzmanlara göre bu maddeler:
-
Hammaddeler yoluyla
-
Üretim sürecinde çevresel temasla
-
Ambalaj materyallerinden zamanla sızarak
mama içeriğine geçebiliyor.
Daha önce yapılan araştırmalar, PFAS bileşiklerinin hava, toz ve çeşitli gıda paketlerinde yaygın bulunduğunu göstermişti. Bu durum, evcil hayvanların günlük beslenme yoluyla maruziyet riskini artırabiliyor.
Olası sağlık etkileri neler?
Bilim insanları, PFAS maruziyetinin uzun vadede karaciğer fonksiyonları, bağışıklık sistemi ve hormonal denge üzerinde etkili olabileceğini belirtiyor. Ancak evcil hayvanlara özgü toksikolojik verilerin sınırlı olması nedeniyle risk değerlendirmeleri şu aşamada ön değerlendirme düzeyinde kalıyor.
Uzmanlar, mevcut bulguların kesin bir sağlık tehdidi anlamına gelmediğini ancak ihtiyatlı yaklaşım gerektiğini vurguluyor.
Daha fazla denetim çağrısı
Araştırmacılar, PFAS maddelerinin yalnızca çevresel bir kirletici olmadığını, aynı zamanda potansiyel bir diyet riski kaynağı olabileceğini ifade ediyor. Bu nedenle üreticiler ve düzenleyici kurumlar için daha kapsamlı test ve denetim mekanizmalarının önemine dikkat çekiliyor.
Evcil hayvan sahiplerine ise paniğe kapılmadan, güvenilir markaları tercih etmeleri, içerik bilgilerini incelemeleri ve veteriner hekim görüşü almaları öneriliyor.
Uzmanlara göre PFAS konusu, hem insan sağlığı hem de hayvan sağlığı açısından önümüzdeki yıllarda daha fazla araştırmaya konu olacak.