İzmir’de evcil hayvan sahiplerini derinden etkileyen bir sorun gün yüzüne çıktı. 2016 yılında hizmete açılan Seyrek Hayvan Mezarlığı’nın kapasitesinin tamamen dolduğu ve artık yeni defin kabul edilmediği öğrenildi. Bu durum, yıllarını birlikte geçirdiği can dostlarını kaybeden vatandaşlar için büyük bir mağduriyet oluşturdu.
Yaklaşık 4 bin hayvan kapasitesiyle kurulan mezarlık, açıldığı dönemde uzun yıllar ihtiyacı karşılayacak bir proje olarak değerlendirilmişti. Ancak İzmir gibi büyük bir şehirde evcil hayvan sayısının hızla artması, bu öngörüyü kısa sürede geçersiz kıldı. Mezarlığın ilk yıllarda hızla dolduğu ve bugün tamamen kapasite sınırına ulaştığı belirtiliyor.
Mevcut durum karşısında hayvan sahiplerinin önünde oldukça sınırlı seçenekler bulunuyor. Vatandaşlara alternatif olarak Tire ve Kemalpaşa’daki özel hayvan mezarlıkları öneriliyor. Ancak bu alanların hem ücretli olması hem de şehir merkezine uzak konumda bulunması, özellikle aracı olmayan kişiler için ciddi bir sorun oluşturuyor.
Alternatif bulamayan birçok kişi ise ilçe belediyelerinin sunduğu “toplu gömü” uygulamasına yönelmek zorunda kalıyor. Bu yöntemde hayvanlar bireysel mezarlara değil, ortak alanlara defnediliyor ve sahipleri mezar yerini dahi öğrenemiyor. Evcil hayvanlarını bir aile bireyi olarak gören vatandaşlar için bu durum duygusal açıdan kabul edilemez olarak değerlendiriliyor.
Hayvan sahipleri yaşadıkları durumu, “Yıllarımızı paylaştığımız dostlarımızı uğurlayacak bir yer bile bulamıyoruz” sözleriyle ifade ederken, şehirdeki bu eksikliğin yalnızca teknik bir sorun değil, aynı zamanda toplumsal vicdan meselesi olduğuna dikkat çekiliyor.
Öte yandan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından yeni bir hayvan mezarlığı projesinin gündemde olduğu belirtiliyor. Pako Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü çevresinde planlanan bu alanın henüz proje aşamasında olduğu ve kısa vadede çözüm sunamayacağı ifade ediliyor.
Uzmanlar ve hayvan hakları savunucuları ise mevcut krizin acil müdahale gerektirdiğini vurguluyor. Bu kapsamda Seyrek’teki mevcut alanın genişletilmesi en hızlı ve uygulanabilir çözüm olarak öne çıkıyor. Artan evcil hayvan sayısı göz önüne alındığında, yalnızca yeni projeler açıklamanın yeterli olmayacağı belirtiliyor.
İzmir’de yaşanan bu durum, hayvanlarla kurulan bağın ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koyarken, can dostlarına veda edebilmenin bile bir hak olduğu gerçeğini gündeme taşıyor. Atılacak adımların, sadece bir hizmet değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluk olduğu ifade ediliyor.