Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) yerleşkesinde yaşayan ve çalışanlar tarafından sahiplenilen kedilerden biri daha trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Yerleşkenin sevilen kedilerinden “King”, Dikmen Kapı girişinde bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı ve yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Edinilen bilgilere göre kaza, yerleşke içerisindeki trafik akışının yoğun olduğu bölgelerden birinde meydana geldi. Çarpmanın etkisiyle ağır yaralanan King’in ayaklarında ve idrar kesesinde ciddi hasar oluştuğu, ayrıca kalp kasındaki travmanın hayati risk yarattığı belirtildi. Veteriner müdahalesine rağmen kedinin yaşamını yitirdiği öğrenildi.
Olayın ardından bölgede görevli ekipler tarafından kaza tutanak altına alındı. Ancak King’in ölümü, Meclis yerleşkesinde yaşanan ilk benzer olay değil. Aynı yıl içerisinde Cimcime, Pamuk, Bızdık, Maydanoz, Ürkek ve Salça isimli kedilerin de araç çarpması sonucu hayatını kaybettiği ifade ediliyor.
TBMM yerleşkesi, uzun yıllardır yalnızca siyasi faaliyetlerle değil, aynı zamanda burada yaşayan hayvanlarla da anılıyor. Kediler, çalışanlar ve danışmanlar tarafından besleniyor, adeta Meclis’in “sessiz sakinleri” olarak görülüyor. Bu nedenle yaşanan her kayıp, yalnızca bir hayvan ölümü değil, aynı zamanda kurum içindeki vicdani hassasiyetin de sorgulanmasına neden oluyor.
Yerleşke içerisinde resmi olarak 30 kilometre hız sınırı bulunmasına rağmen, bazı sürücülerin bu kurala uymadığı yönündeki iddialar dikkat çekiyor. Özellikle dikkatsiz ve hızlı araç kullanımının, hayvanlar için ciddi bir tehlike oluşturduğu ifade ediliyor. King’in ölümü de bu tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan Meclis’te görev yapan bazı personel ve danışmanların, kedilerin beslenmesi için kendi imkanlarıyla çaba gösterdiği biliniyor. Geri dönüşüm kutularından toplanan depozito ücretleriyle mama alınması, bu duyarlılığın en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak tüm bu çabalara rağmen yaşanan ölümler, alınan önlemlerin yetersiz olduğu yönünde eleştirilere neden oluyor.
Hayvan hakları savunucuları, bu tür alanlarda yalnızca besleme değil, aynı zamanda güvenlik önlemlerinin de artırılması gerektiğini vurguluyor. Hız kesici uygulamalar, uyarı levhaları ve denetimlerin artırılması gibi önlemlerin hayata geçirilmesi gerektiği ifade ediliyor.
King’in ölümü, Meclis yerleşkesinde yaşayan hayvanların güvenliği konusunu yeniden gündeme taşırken, “birlikte yaşam kültürü” açısından da önemli bir tartışma başlattı. Olay, yalnızca bir kazadan ibaret değil; aynı zamanda insan ve hayvanın aynı alanı paylaşırken gösterdiği sorumluluğun bir sınavı olarak değerlendiriliyor.
Yetkililerin bu tür olayların tekrar yaşanmaması adına nasıl bir adım atacağı merak edilirken, yerleşkede yaşayan kediler için daha güvenli bir ortam oluşturulması yönündeki beklenti her geçen gün artıyor.