Aydın’ın Nazilli ilçesinde yaşanan sıra dışı doğum vakası, hem şaşkınlık yarattı hem de önemli bir gerçeği yeniden gündeme taşıdı. ‘Scottish’ cinsi bir kedinin güç doğum şikayetiyle veterinere getirilmesinin ardından yapılan incelemelerde, doğum kanalında sıkışmış ölü bir yavru olduğu tespit edildi.
Durumun hayati risk oluşturması üzerine vakit kaybetmeden ameliyat kararı alındı. Gerçekleştirilen sezaryen operasyonunda, doğumu engelleyen yavrunun çift başlı olduğu ortaya çıktı. Veteriner hekimlerin aktardığına göre yavrunun iki başı, dört gözü ve iki ağız yapısı bulunuyordu. Oldukça nadir görülen bu anomali nedeniyle yavru ölü olarak dünyaya geldi.
Operasyonun devamında ise aynı anneden 3 yavru kedi sağlıklı bir şekilde dünyaya getirildi. Yaklaşık 1,5 saat süren ameliyatın ardından anne kedi ve yavrularının genel sağlık durumunun iyi olduğu bildirildi. Yavruların kısa sürede annelerini emmeye başladığı ve sürecin kontrol altında ilerlediği belirtildi.
Operasyonu gerçekleştiren Veteriner Hekim Osman Yırtımcı, meslek hayatında ilk kez bu kadar sıra dışı bir vakayla karşılaştığını ifade ederek, “Bu tür doğum anomalileri oldukça nadir görülür. Ancak bazı ırklarda genetik yatkınlık daha yüksek olabiliyor” dedi.
Yırtımcı, özellikle ‘Scottish’ cinsi kedilerde genetik kaynaklı sağlık problemlerinin daha sık görüldüğüne dikkat çekerek, bu tür ırkların bilinçsiz şekilde üretilmesinin ciddi sorunlara yol açabileceğini vurguladı. Uzmanlar, bu ırklarda görülen genetik mutasyonların yalnızca dış görünüşle sınırlı kalmadığını, iskelet ve iç organ sistemlerini de etkileyebildiğini belirtiyor.
Hayvan sağlığı açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyan bu olay, kontrolsüz üretim ve ticari kaygılarla yapılan eşleştirmelerin ne gibi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bazı ülkelerde bu tür ırkların üretiminin yasaklanmasının arkasında da benzer sağlık risklerinin bulunduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar, evcil hayvan sahiplerine ırk seçimi konusunda daha bilinçli olunması ve genetik yatkınlıklar hakkında bilgi sahibi olunması çağrısında bulunurken, her canlının sağlıklı bir yaşam hakkı olduğunun altını çiziyor.