Evde pahalı kedi yatakları var, özel kedi evleri var, yumuşacık minderler var. Ama kedilerim nerede? Amazon'dan gelen kutunun içinde. Kutu eve gelir gelmez, saniye içinde biri atlıyor içine, diğeri "bu benim" der gibi bekliyor. Bazen düşünüyorum, neden bu kadar pahalı eşyalar aldık ki?
Meğer bu davranışın bilimsel bir açıklaması varmış. Kediler için kutular, sadece oynayacak bir şey değil. Güvenli bir sığınak, kontrol edebilecekleri bir alan, hatta terapi aracı bile. Bunu öğrenince, evdeki tüm kutuları atmaktan vazgeçtim. Şimdi bilinçli olarak kutular bırakıyorum.
İlk neden: Güvenlik hissi. Vahşi ortamda kediler, hem avcı hem de avdır. Büyük hayvanlardan saklanmaları gerekir. Kapalı, dar alanlar onlar için mükemmel saklanma yerleridir. Kutu, dört bir yanı korunaklı, sadece ön taraftan müdahale edilebilir. Kedi, içeride kontrolü elinde tutuyor. Arkasından saldırı gelmeyeceğini biliyor.
Kedilerimi gözlemlediğimde fark ettim: Stresli olduklarında kutuya giriyorlar. Misafir geldiğinde, veterinerden döndüğümüzde, evde gürültülü bir şey olduğunda... Hemen kutu avına çıkıyorlar. Kutu, onlar için bir sığınak. İçeride saklanıp, dışarıyı izliyorlar. Kendilerini toparlayana kadar orada kalıyorlar.
Hollanda'da yapılan bir araştırmada, barınaktaki kedilere kutu verilmiş. Kutusu olan kedilerin, olmayanlara göre çok daha hızlı adapte olduğu, daha az stres belirtisi gösterdiği tespit edilmiş. Demek ki kutu, kediler için gerçekten bir terapi aracı.
Bir başka neden: Av içgüdüsü. Kutunun içinden dışarıyı izleyen kedi, aslında pusuda bekleyen bir avcı gibi davranıyor. Bizim kedilerden biri, kutuya girer ve saatlerce pencereden kuşları izler. Diğeri, kutunun içinden benim ayaklarıma saldırır. Oyun gibi görünse de, bu vahşi atalarından gelen av davranışı.
Sıcaklık da önemli. Karton kutular yalıtkan özelliğe sahip, kedinin vücut ısısını içinde tutar. Kediler 30-36 derece arası sıcaklıkları tercih eder. Evin genelinde bu sıcaklık yoksa, kedi kutunun içinde kendine sıcak bir alan yaratır. Kışın kedilerimin kutu sevgisi artıyor, yazın biraz azalıyor.
Bazı kediler sadece kutuyu değil, her dar alanı sever. Çanta, çekmece, dolap, çamaşır makinesi... Bizim kedilerden biri gardıroptan çıkmıyor, diğeri her açık çantaya giriyor. Bu da aynı güvenlik ihtiyacıyla ilgili. Dar, kapalı alan = güvenli alan.
Kutu boyutu da ilginç. Kediler, çok küçük kutulara bile sığmaya çalışır. İnternette viral olan videolarda görürsünüz; büyük bir kedi, küçücük bir kutuya zorla giriyor, yarısı dışarıda kalıyor ama mutlu. Sanki "girdiysem sığdım" mantığı. Bizim kocaman kedim, ayakkabı kutusuna giriyor. Nasıl rahat ediyor anlamıyorum ama o mutlu.
Peki kutu vermezsek ne olur? Kediler, alternatif yerler bulur. Dolapların üstü, koltuk arkası, yatak altı... Her zaman bir saklanma noktası ararlar. Ama kutu vermek, onlar için özel bir iyilik. Kediye "senin için güvenli bir alan hazırladım" demek gibi.
Evde stratejik olarak kutular yerleştiriyorum artık. Kedilerin sık geçtiği yerlere, pencere kenarına, sessiz köşelere... Bazı kutuları battaniye ile döşüyorum, bazılarını olduğu gibi bırakıyorum. Her kedinin tercihi farklı. Biri büyük, derin kutuları sever, diğeri küçük, dar olanları.
Bazen kediler kutuya girmeden sadece üzerinde otururlar. Bu da başka bir davranış. Yüksekte olmak, çevreyi kontrol edebilmek anlamına gelir. Kutu, hem saklanma hem de gözetleme noktası olabiliyor. Bizim kedilerden biri, kutunun içinde saklanır, diğeri üzerinde oturur. İkisi de mutlu.
Sonuç olarak, kedilerin kutu sevgisi sadece bir tuhaflık değil, doğalarının bir parçası. Güvenlik, sıcaklık, av içgüdüsü, stres yönetimi... Hepsi kutunun içinde. Biz pahalı oyuncaklar, lüks yataklar alıyoruz ama kediler için en değerli şey, basit bir karton kutu. Artık evdeki kutuları atmıyorum, bilinçli olarak bırakıyorum. Kediler mutlu, ben de mutluyum. Hem de hiç para harcamadan.