Kore’de 2 bin yıllık tavuk yetiştiriciliği izine ulaşıldı

Kore’de yapılan yeni bir araştırma, yaklaşık 2 bin yıl önce insanların tavukları kontrollü şekilde yetiştirdiğini ortaya koydu. Antik tavuk kemikleri üzerinde yapılan biyomoleküler analizler, bölgedeki insan-hayvan ilişkisine dair dikkat çekici bulgular sundu.

Selin Boyraz Ergün Selin Boyraz Ergün
12 Mayıs 2026 • İlginç Kaynak: arkeofili
Kore’de 2 bin yıllık tavuk yetiştiriciliği izine ulaşıldı
Yazı Boyutunu Büyült Yazı Boyutunu Küçült

Kore’de gerçekleştirilen yeni bir bilimsel araştırma, yaklaşık 2 bin yıl öncesine ait tavuk yetiştiriciliğine dair önemli bulgular ortaya çıkardı. Antik tavuk kemikleri üzerinde yapılan incelemeler, tavukların yalnızca tüketim amacıyla değil, insan gözetiminde düzenli şekilde yetiştirildiğini gösterdi.

Hanyang Üniversitesi ERICA bünyesinde görev yapan Kültürel Antropoloji Profesörü Kyungcheol Choy liderliğindeki araştırma ekibi tarafından yürütülen çalışma, Journal of Archaeological Science: Reports dergisinde yayımlandı. Araştırma, Kore Yarımadası’ndaki antik tavuk kalıntılarını biyomoleküler yöntemlerle inceleyen ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.

Bilim insanları araştırmada ZooMS adı verilen gelişmiş bir analiz tekniği kullandı. Kütle spektrometrisi destekli bu yöntem sayesinde çok küçük kemik parçalarından bile tür tespiti yapılabildi. Özellikle parçalanmış ve tanımlanması zor kuş kemiklerinin incelenmesinde bu yöntem büyük kolaylık sağladı.

Araştırmacılar, yaklaşık 2 bin yıl öncesine tarihlenen tavuk kemikleri üzerinde yaptıkları incelemelerde yüksek azot izotopu değerlerine ulaştı. Uzmanlara göre bu durum, tavukların doğal ortamda değil insanlar tarafından beslenip kontrol altında tutulduğunu gösteriyor.

Çalışmada ayrıca tavukların Doğu Asya’daki yayılım süreciyle ilgili önemli değerlendirmeler de yer aldı. Tavukların Çin’den Kore’ye, oradan da Japonya’ya yayıldığı yönündeki görüş uzun süredir kabul görüyordu. Ancak Kore’nin bu geçişte oynadığı rol bugüne kadar net şekilde ortaya konulamamıştı.

Araştırma ekibi, elde edilen bulguların Kore Yarımadası’nın tavuk yetiştiriciliği ve hayvan evcilleştirme tarihinde önemli bir merkez olduğunu gösterdiğini ifade etti. Çalışmanın yalnızca tavuklarla sınırlı kalmayacağı, aynı yöntemlerin ilerleyen dönemde köpek, domuz, sığır ve at gibi diğer evcil hayvanlar üzerinde de uygulanabileceği belirtildi.

Uzmanlara göre biyomoleküler analiz yöntemleri sayesinde geçmiş toplumların beslenme alışkanlıkları, göç hareketleri, tarım faaliyetleri ve insan-hayvan ilişkileri çok daha ayrıntılı şekilde incelenebiliyor.

Araştırmanın dikkat çeken yönlerinden biri de modern gıda sistemleri ve biyolojik çeşitlilik açısından sunduğu veriler oldu. Bilim insanları, antik hayvan yetiştiriciliği süreçlerinin anlaşılmasının günümüzdeki yerel türlerin korunmasına ve sürdürülebilir tarım çalışmalarına katkı sağlayabileceğini düşünüyor.

Profesör Choy, önümüzdeki yıllarda Kore’deki farklı arkeolojik alanlarda benzer çalışmalar yürütmeyi planladıklarını belirterek tavukların bölgeye tam olarak ne zaman ulaştığının daha net biçimde ortaya çıkarılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Bilim dünyasında dikkat çeken çalışma, Doğu Asya’daki insan-hayvan ilişkilerinin tarihine dair yeni bir pencere açarken, birkaç küçük kemik parçasının bile geçmiş uygarlıklara dair önemli bilgiler taşıyabileceğini bir kez daha gösterdi.

Selin Boyraz Ergün

Selin Boyraz Ergün

Editör