Enver Paşa’nın Naciye Sultan’a Gönderdiği Kedi Çizimi 104 Yıl Sonra Gündem Oldu

Enver Paşa’nın Buhara’da bulunduğu dönemde eşi Naciye Sultan’a gönderdiği uyuyan kedi çizimi, sosyal medyada yeniden ilgi gördü. Osmanlıca notların yer aldığı tarihi çizim 600 binden fazla görüntülenirken, Paşa’nın mektuplarındaki sanatsal yönü de gündeme geldi.

Selin Boyraz Ergün Selin Boyraz Ergün
11 Ekim 2026 • Kedi Kaynak: onedio
Enver Paşa’nın Naciye Sultan’a Gönderdiği Kedi Çizimi 104 Yıl Sonra Gündem Oldu
Yazı Boyutunu Büyült Yazı Boyutunu Küçült

Osmanlı tarihinin önemli isimlerinden Enver Paşa'nın, hayatının son döneminde Buhara'dan eşi Naciye Sultan'a gönderdiği kedi çizimi, yıllar sonra sosyal medyada yeniden gündeme geldi. Kurşun kalemle çizilmiş, kıvrılarak uyuyan bir kedinin yer aldığı tarihi not, hem hayvanseverlerin hem de tarih meraklılarının dikkatini çekti.

9 Ekim 2026 tarihinde X platformunda paylaşılan çizim, kısa sürede 600 binden fazla görüntülenmeye ulaştı. Sosyal medya kullanıcıları, Enver Paşa'nın kedisini resmederek eşine göndermesini günümüzün evcil hayvan fotoğrafı ve videosu paylaşma alışkanlıklarına benzetti.

Bazı kullanıcıların çizimi esprili bir şekilde tarihin ilk “kedi reelsi” olarak nitelendirmesi, paylaşımın daha geniş kitlelere ulaşmasını sağladı.

Buhara'dan gönderilen tarihi notta uyuyan bir kedi var

Sosyal medyada dolaşıma giren görsel, bir kitap sayfasının fotoğrafından oluşuyor. Sayfadaki açıklamaya göre çizim, Enver Paşa'nın Buhara'da beslediği kediyi gösteriyor ve eşi Naciye Sultan'a gönderdiği bir notun üzerinde bulunuyor.

Kağıdın sol bölümünde Osmanlı Türkçesiyle yazılmış satırlar, sağ alt köşesinde ise kurşun kalemle hazırlanmış bir kedi resmi yer alıyor. Kedi, başını gövdesine doğru yaslamış ve kıvrılarak uyurken tasvir edilmiş.

Resimdeki gölgelendirmeler, kedinin vücut hatlarını ve uyku pozisyonunu belirginleştiriyor. Çizimin yalnızca basit bir şekilden oluşmaması, sosyal medyada Enver Paşa'nın resim yeteneğine ilişkin yorumların yapılmasına da neden oldu.

Kağıdın üst kısmında Naciye Sultan'a hitaben yazılmış bir satır bulunuyor. Bu bölüm, sosyal medya yorumlarında “Sevgili sultanım Naciye” şeklinde okunarak paylaşıldı. Ancak bu okuma, aktarılan kullanıcı yorumlarına dayanıyor.

Çizim 9 Ekim'de sosyal medyada yeniden paylaşıldı

Tarihi belgeyi yeniden gündeme taşıyan paylaşım, 9 Ekim'de X kullanıcısı Ali Can Erten tarafından yapıldı.

Bir kitap sayfasından alınan fotoğrafın kısa sürede yayılmasıyla çizim, tarihî bir mektubun parçası olmasının yanında hayvan sevgisini konu alan sosyal medya paylaşımları arasında da ilgi gördü.

Günümüzde evcil hayvan sahiplerinin kedilerini uyurken fotoğraflaması ve bu görüntüleri yakınlarıyla paylaşması oldukça yaygın. Enver Paşa'nın kedisini çizerek eşine göndermesi de sosyal medyada bu alışkanlığın geçmişteki bir örneği olarak yorumlandı.

Elbette çizimin “ilk kedi reelsi” olarak adlandırılması tarihsel bir tanımlama değil, kullanıcıların yaptığı mizahi bir benzetme. Bununla birlikte paylaşım, Enver Paşa'nın siyasi ve askerî hayatının dışında kalan kişisel yönlerine yönelik merakı artırdı.

Enver Paşa'nın Naciye Sultan'a yazdığı 417 mektup

Enver Paşa ile Naciye Sultan arasındaki yazışmalar, Paşa'nın hayatının son yıllarına ilişkin önemli kişisel belgeler arasında yer alıyor.

Aktarılan bilgilere göre Enver Paşa, Mart 1920'den ölümünden birkaç gün öncesine kadar eşine toplam 417 mektup yazdı. Bu yazışmalarda dönemin siyasi ve askerî gelişmelerinin yanında günlük yaşamına ilişkin anlatımlar ve kendi hazırladığı çizimler de bulunuyor.

Tarihçi ve yazar Murat Bardakçı, söz konusu mektupları Naciyem, Ruhum, Efendim adlı kitabında bir araya getirdi.

Mektuplarda yer alan çizimler, Enver Paşa'nın yalnızca yazıyla değil, resimle de kendisini ifade ettiğini gösteren örnekler arasında değerlendiriliyor.

Buhara'daki kediyi konu alan çizim de bu kişisel yazışmaların dikkat çeken parçalarından biri olarak yeniden gündeme taşındı.

Enver Paşa'nın Buhara'ya uzanan yolculuğu

Kedi çiziminin ortaya çıktığı dönemi anlamak için Enver Paşa'nın Birinci Dünya Savaşı sonrasındaki yaşamına bakmak gerekiyor.

1918 yılında Mondros Mütarekesi'nin ardından Enver Paşa, İttihat ve Terakki'nin önde gelen isimleriyle birlikte Kasım ayında İstanbul'dan ayrıldı. Önce Berlin'e geçti, ardından Rusya'ya ulaşmaya yönelik girişimlerde bulundu.

1920 ve 1921 yıllarında Moskova, Bakü ve Batum arasında bulunduğu aktarılan Paşa, 1921 sonbaharında Buhara'ya gitti.

Orta Asya'da Basmacı hareketine katılan Enver Paşa, 4 Ağustos 1922 tarihinde bugünkü Tacikistan sınırları içerisinde bulunan Çegan Tepesi'nde hayatını kaybetti.

Sosyal medyada yeniden paylaşılan kedi çizimi, işte bu son dönemde, Buhara'da bulunduğu günlerle ilişkilendiriliyor.

Enver Paşa'nın karakalem yeteneği daha önce de belgelenmişti

Paylaşımın ardından çizimin ayrıntılı gölgelendirmesi bazı sosyal medya kullanıcılarının dikkatini çekti. Hatta bu kadar özenli bir kedi resminin Enver Paşa tarafından hazırlanmış olabileceği konusunda şüphelerini dile getirenler oldu.

Ancak Enver Paşa'nın resimle ilgilendiğine ilişkin başka tarihî anlatımlar da bulunuyor.

Murat Bardakçı'nın aktardığı bilgilere göre Paşa, 1920 baharında Rusya'ya geçmeye çalışırken yakalanarak Letonya'da esir tutulduğu dönemde portre çizimleri yaptı. Bu çizimler sayesinde geçimini sağladığı belirtildi.

Enver Paşa'nın aynı dönemde hazırladığı yaklaşık 60 karakalem çalışmasını bir albümde topladığı ve albümü Naciye Sultan'a hediye ettiği aktarılıyor.

Eşine gönderdiği mektuplarda yalnızca portreler değil, vapur yolculukları ve gündelik yaşamdan farklı sahneleri konu alan çizimler de bulunuyor.

Bu bilgiler, sosyal medyada gündeme gelen uyuyan kedi resminin Enver Paşa'ya atfedilen diğer çizimlerle birlikte değerlendirilmesine olanak sağlıyor. Bununla birlikte paylaşılan görselin özgün belgeyle birebir karşılaştırılmasına ilişkin ayrı bir inceleme bilgisi aktarılmıyor.

Bir kedi çizimi neden bu kadar ilgi gördü?

Tarihî kişilikler çoğunlukla siyasi kararları, askerî faaliyetleri ve dönemlerinin önemli olayları üzerinden hatırlanıyor. Kişisel mektuplar, günlükler ve çizimler ise aynı kişilerin günlük yaşamlarına ilişkin farklı ayrıntılar sunabiliyor.

Enver Paşa'nın Naciye Sultan'a gönderdiği belirtilen kedi resmi de bu açıdan dikkat çekiyor. Resmî bir belge ya da askerî yazışma yerine, uyuyan bir hayvanın resmedildiği kişisel bir notun gündeme gelmesi, tarihî bir şahsiyetin özel yaşamına yönelik ilgiyi artırdı.

Çizimdeki kedinin adı, ne kadar süre Enver Paşa'nın yanında kaldığı veya nasıl sahiplenildiği konusunda paylaşılan kaynakta ayrıntılı bilgi bulunmuyor.

Bilinen ayrıntı, çizimin Buhara'daki bir kediyle ilişkilendirilmesi ve Naciye Sultan'a gönderilmiş bir notun parçası olarak aktarılması.

104 yıl sonra yeniden hatırlanan bir hatıra

Enver Paşa'nın 1922 yılında sona eren yaşamının son döneminden kaldığı belirtilen bu çizim, 2026 yılında sosyal medya aracılığıyla yeniden geniş kitlelere ulaştı.

600 binden fazla görüntülenen paylaşım, tarihî mektuplarda bulunan küçük ayrıntıların bile günümüzde ilgi uyandırabildiğini gösteren bir örnek oldu.

Buhara'da uyuyan bir kedinin kurşun kalemle resmedilmesi ve bu çizimin Naciye Sultan'a gönderilmesi, Enver Paşa'nın mektuplarında yer alan gündelik yaşam izlerinden biri olarak dikkat çekmeye devam ediyor.

Selin Boyraz Ergün

Selin Boyraz Ergün

Editör